KNIGHT ONLINE WORLD
Knight Online  
  Ana Sayfa
  ****TBL****
  Ticket Örneyi
  KnighT Downloand
  Sikiller (Türkçe Açıklamalı)
  MSN Koxp
  Knight Online Türko
  50_51 Görevi Anahtar Yerleri
  Speed HacK
  Heavenfire Koxp ( 1526 )
  Ko2le_Koxp (1526)
  Minör Combo
  Upgrad Duropları
  Tüm Karakterlerin 70-80 Skilleri
  knight online resimleri
  Video Youtube
  Video Download
  Knight Hikayesi 1
  Knight Hikayesi 2
  Knight Hikayesi 13
  Knight Hikayesi 3
  Knight Hikayesi 4
  Knight Hikayesi 5
  Knight Hikayesi 6
  Knight Hikayesi 7
  Knight Hikayesi 8
  Knight Hikayesi 9
  Knight Hikayesi 10
  Knight Hikayesi 11
  Knight Hikayesi 12
  Knight Hikayesi 14
  Knight Online
  Linkler
Knight Hikayesi 8


0

Şövalyeler, durmaksızın, günlerce at sürdüler. Ne kendileri ne de atları açlık ya da yorgunluk hissediyordu. Hepsi rüya sayesindeydi. Ve dua.. Onlara güç vermişti. O muhteşem manzara ile karşılaşıncaya dek yola devam ettiler. Karşılarında elmas gibi parıldayan muazzam bir tapınak duruyordu. Rüyalarında görmüş olmaları bile onları bu göz alıcı manzaraya hazırlamamıştı.

Ancak tapınakla aralarında aşılmaz bir engel vardı. Gözle görünür bir engel değilse de atlar bir noktadan sonra ilerlemeyi reddediyordu. Atlarından inen şövalyeler bile o görünmeyen sınırın ötesine geçmeyi başaramıyordu. Sanki sınıra yaklaşınca onun ötesine geçme isteği kayboluveriyordu.

Öğlen olduğunda hala karşıya geçebilen kimse yoktu, etraflarında bazı değişiklikler beliriyordu. Onları çevreleyen ormanlar ve çimenler tıpkı bir serap gibi kayboluyordu. Toprak hızla kuruyor ve çatlıyordu. Derken, üzerinde durdukları toprak ansızın ikiye ayrıldı ve şövalyeler açılan büyük yarığın içine düştü.

Pek çoğu yaralandı, bazıları öldü. Hayatta kalanlarsa kendilerini, önceden karşılaştıkları ya da ilk kez gördükleri türlü canavarla dolu bir mağarada buldu. Ormandaki tüm kötü yaratıkların geldiği yer burasıydı.

Yaratıkların üzerinde Pathos- Cypher duruyordu.

Tanrının bir kafa işaretiyle tüm yaratıklar şövalyelere doğru saldırıya geçti. Şövalyeler ellerindeki kalkanları gövdelerine siper ederek daire oluşturdular, böylece hem düşmanı olabildiğince uzak tutacak hem de dairenin içindeki yaralı ve şifacıları koruyabileceklerdi. Şövalyeler usta savaşçılardı, ancak savaş ilerleyip sayıları azaldıkça amansız düşmanlarının saldırılarının sonu gelmeyecek gibi görünüyordu.

Şövalyelerin sayısı ellinin altına indiğinde canavarlar saldırmayı bıraktı. Pathos-Cypher yaklaşırken onlar geri çekildi. Tanrı, sonlarına kavuşmadan evvel, ölümlülerin kendisini görmesini istiyordu. Tanrı’yı ilk kez yakından gören şövalyeler onun gerçekte nasıl göründüğünü öğrendiler. Devasa cüssesine rağmen yaşlı bir adamdan biraz halliceydi. Şövalyelerin beklediği gibi gaddar bir savaşçıyı andırmıyordu.

Tanrı, “Hoş geldiniz, Şövalyeler. Yorgun olmalısınız.” diyerek onlarla alay etti.

Şövalyeler karşılık vermedi. Onun yerine, kılıç kullanmakta usta olanlar seçtikleri hedefe doğru kılıçlarını savurdu. Mistik savaşçı güçlerine sahip olan şövalyeler son bir karşı saldırı için tüm güçlerini kullandı, yaratıkların üzerine alev ve yıldırım yağdırmaya başladılar. Saldırı o kadar şiddetliydi ki Pathos-Cypher canavarların ölümünü seyretmekten başka bir şey yapamadı. İnsanlar yenilmişti belki ama, ayakta tek bir canlı yaratık bırakmamışlardı. Hala hayatta olanlar yaratıklar da kan içinde çaresizce yerde yatıyordu. Şövalyeler Pathos- Cypher’ın etrafını çevirdi.

Yalnızca fiziksel güç ve birazcık sihirle bir Tanrı’yı mağlup etmeye çalışmak düpedüz delilikti. Yine de denemeleri gerekiyordu.

Knight Online  
  Knight Online  
misafir 7193 ziyaretçi (11788 klik) girenler
Bu web sitesi Bedava-Sitem.com ile ücretsiz oluşturuldu. Siz de kendi web sitenizi ister misiniz?
Ücretsiz kayıt ol